GAZİMAĞUSA SERACILAR ÜRETİM VE PAZARLAMA KOOPERATİF LTD’İN TANITIMI YAPILDI

GAZİMAĞUSA SERACILAR ÜRETİM VE PAZARLAMA KOOPERATİF LTD’İN TANITIMI YAPILDI
Gazimağusa’daki seracıların kurduğu Gazimağusa Seracılar Üretim Ve Pazarlama Kooperatifi Ltd dün akşam düzenlenen etkinlikle tanıtıldı. Kuruluş ve tanıtım kokteyline  Gazimağusa Belediye Başkanı İsmail Arter, Tarım ve Doğal Kaynakalr Bakanı Erkut Şahali, 4. Piyade Alay Komutanı Kurmay Albay Ali Koruk, çeşitli kooperatif, birlik yetkilileri ve üreticiler katıldı.
 
Gazimağusa Belediye Başkanı İsmail Arter, Gazimağusa’nın büyük bir kesiminin hayatını seracılıktan kazandığını, ülkedeki sebze  üretiminin yüzde 70’lik kısmının Maraş Bölgesinden karşılandığını ifade ederek, çok büyük maliyet, girdilerle hastalıklarla mücadele sonrasına alınan ürünün pazarlanması ve ödeme konsuunun önemli aşamalar olduğunu, tüm bu aşamaların birseysel olarak yapılmasının zor olduğunu, ancak kooperatif çatısı altında üretim süreçlerinin daha başarılı ve güvende yapılacağını ifade etti. Başkan İsmail Arter, uzun yıllar ülkemizde kooperatifçilik konusunun konuşulduğunu, kooperatif başkanı Hasan Deniz’in ea vurguladığı gibi, kooperatife sahip çıkıp yaşatmak gerektiğini belirtti ve emeği geçenlere teşekkür ederek hayırlı olmasını diledi.
Gazimağusa Belediye Başkanı İsmail Arter, Kasım 2017’de belediyenin projesi olarak Pazar yerini hayata geçirdiklerini, burada üreticilerin ürünlerinin satışını yaptıklarını, bundan sonra da kooperatifle temaslarını daha ileriye götürerek daha verimli pazarlama ortamının nasıl sağlanacağını konuşacaklarını ifade etti. Başkan Arter, üzerinde yıllardır konuşulan hal yasasının acilen geçirilmesi gerektiğini, hal hasasının yasalaştığı gün sorunların büyük kısmının aşılacağını, yasanın hem gıda güvenliği hem pazarlama açısından tüketiciyi de üreticiyi de koruyacağını belirtti. Kooperatifin bilimsel ve teknik konularda bakanlık ve üniversitelerdeki gelişmeleri takip edip üreticiye bu bilgileri ulaştıracağını, ürünlerdeki kimyasal kalıntıların yanında, seralarda çalışan üreticilerin sağlık sorunları yaşadıkları ve bunun da serada çalışmaya bağlandığını ifade ederek, kooperatifin üreticilerin hangi sağlık koşullarında oldukları ve sağlığının ne kadar korunduğu konusunda da faaliyet göstereceğini ifade etti. Başkan İsmail Arter, gelişen ve değişen Gazimağusa’da turizmde sağlanan ilerleme gibi tarımda da ileriye gidilmesinin kendilerini mutlu ettiğini söyledi.
 
 
Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Erkut Şahali, seracılar Birliğinin kooperatife dönüşmesi ve isminde pazarlamaya da yer vermesinin önemli olduğunu, zor koşullarda nitelikli üretim yapabileceklerini seracıların kanıtladığını ifade ederek seracılar birliği Başkanını kutladı. Bakanlık olarak geçmişimizde kooperatifleşme konusunda yığınla başarı öyküsü olduğunu bilerek bu konunun üretici için olmazsa olmaz olduğunu, üreten toplumların baki kaldığını söyledi. Şahali, Bu konuda ortaya çıkacak her girişim ve talebin muhatabı olmaktan kendilerini şanslı ve görevli saydıklarını, kurak bir iklimde yaşadığımız için tarımsal üretimin olmazsa olmazı olan su konusunda çok fakirleşmiş durumda olduğumuzu ifade ederek, “ne iyi ki TC den adamıza yıllık 75 milyon metreküplük su transferi başlamıştır. Bunu sadece evlerimizde kullanım amaçlı olarak değerlendirebiliyoruz. Ama çok yakında tarımsal alanlara ulaştırılmasıyla ilgili de somut projeler hayata geçmiş olacak” dedi.
Şahali, TC’den adaya gelen suyun bizi yaşama bağlayan can suyu olduğunu, deniz suyuna yakın suyla kişisel temizliğimizi yapmaya çalışırken, şu anda içme suyu kullandığımızı, bunun tarımsal alanlarda da kullanılması ve tarımsal dönüşümü sağlamasının kolay olmayacağını söyledi. Mevcut tarımsal faaliyetler ve canlı yaşamının devamı açısından ülkenin ortalama 110 milyon metreküplük suya ihtiyacı olduğunu, bu 110 metreküpün 75 milyon metre küpünün Türkiye’den geldiğini, geriye kalan suyun elverişli su olmadığını ifade ederek, Türkiye’den gelen suyun konfor alanı olarak değil, geçmişte yaptığımız hataları telafi için fırsat olarak değerlendirmek zorunda olduğumuzu ve yeraltı su kaynaklarını yeniden hayata döndürülmesi gerektiğini kaydetti. Yağmur suyunu denizle buluşmadan yeraltı su kaynaklarını besleyecek şekilde kullanılması, atık suyun arıtılması gerektiğini, böylece su kaynaklarının artırılacağını ve tarım sektörünü kalkınmada lokomotif hale getireceğini söyledi. Tarım suyunun tarımsal alanlarla buluşması için biraz daha sabra ihtiyaç olduğunu, ancak bu sabrın dolduğunu, bahçeciler ve narenciye üreticililerinin aktardığı şekilde 10 bin tuzluluk düzeyiyle tarımsal faaliyet yapılamayacağını söyledi. Şahali, Türkiye’den gelen suyun 35 milyon metreküpünün evsel amaçlı kullanıldığını, 40 milyon metreküple narenciye, orta Mesarya’da sulu ziraat yapılması ve Mağusa’da seraların beslenmesinin mümkün olmadığını, kendi su kaynaklarımızı geliştirmemiz ve disiplin altına almamız gerektiğini kaydetti. Üretici birlikleri ve her üreticinin bu konuda bilinçli duyarlı davranışının geleceğimiz için elzem olduğunu bakanlık olarak bilgilendirme faaliyetleri yaptıklarını ifade etti. Şahali, Üreticinin bir araya gelip birlikte başarma kararlılığının önemli olduğunu, bunun kktc’nin sebze ihtiyacının yüzde 70’nden yüzde 80 veya90’ının Maraş’tan tedarik edilmesi anlamına geleceğini ifade ederek, girişimin kutlanması gereken bir girişim olduğunu söyledi. Şahali, seracılığın tarımsal destek programına alındığını, seracıların doğal afetlere karşı en duyarlı kesimlerden olduğunu, sigorta sistemini yeniden yapılandırarak seracıları da dahil edeceklerini ifade etti.
 
Gazimağusa Seracılar Üretim Ve Pazarlama Kooperatifi Ltd Başkanı Hasan Deniz, üretici arkadaşlarıyla birlikte çalışarak birlikte başarmak için mücadele edeceğini ifade ederek, ülkemizde üretim yapılan alanlarda birçok sorunlar olduğunu ifade etti. Hasan Deniz, Maraş nbölehsi olarak yoğun seracılık faaliyetleri yaparak ülke sebze ihtiyacının yüzde 70’ler bölgede yetiştirildiğini, üreticilerin bu noktaya nasıl geldikleri ve sorunlarını sabaha kadar anlatacak kadar çok olduğunu söyledi. Ada halkının İngiliz dönemine dayanan uzun bir kooperatifçiliğin geçmişi olduğunu ifade eden Deniz,  1974 yılından sonra verilen desteklerle kooperatifçilikte artış olduğunu, 1980’li yıllarda kooperatifçilikte gerileme dönemi olduğunu söyledi. Deniz, 2008 yılında dünyada yaşanan küresel krizden çıkış yolunun kooperatifçilikle mümkün olduğunu gördüklerini ve buna destek olduklarını, Norveç ve Kanada’da nüfusun 3 kişiden 1’inin bir kooperatifi üye olduğu bilgisini verdi

FOTOĞRAF GALERİSİ